Emdr Terapi

Emdr Terapi

Hepimizin hayatında geçmiş yaşamın izlerini barındıran birtakım olayların tortuları hala varlığını devam ettiriyor. Bu yaşantılar deprem, taciz, şiddet ve tecavüz gibi travmatik olaylar silsilesi olarak vuku bulur genelde. Travmatik yaşantıların en büyük ayrıcı noktası, üzerinden yıllar geçse de bireydeki yıkıcı etkisini hala devam ettiriyor olmasıdır. Travma çok uzun yıllar önce yaşanmış olsa bile bireydeki etkisi zaman zaman farklı yollarla kendisini gösterecektir. Bu tablonun ortaya çıktığı bireylerin yaşamlarına baktığımızda; hayat kalitesi düşük, günlük yaşamsal sorumluluklarını yerine getiremeyen ve travmanın  yıkıcı etkisini derinden hisseden birey profilini görmekteyiz. Peki, birey hayatı boyunca hep bu ruhsal yıkıma mı maruz kalacak, bu travmatik yaşantılardan hiç kurtulamayacak mı? Travmatik yaşantılar Emdr terapi ile nötrlize edilebilir ve bireyin hayatındaki kronik kabuslardan biri olarak yer edinmekten çıkabilir.

Emdr terapinin Türkçe anlamı göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme olarak adlandırılmaktadır. Emdr terapi travmayla çalışan ruh sağlığı uzmanlarının en çok tercih ettiği terapi modellerinin başında gelmektedir. Hatta bu anlamda en çok başvurulan terapi modelidir diyebiliriz. Emdr terapi dünya üzerinde bu güne kadar yaklaşık olarak iki milyon insanın ruhsal tedavisinde etkin olarak kullanılmıştır ve günümüzde de  hala yoğun bir şekilde kullanılmaya devam edilmektedir. Emdr terapi 1987 yılında Dr. Francine Shapiro tarafından geliştirilmiştir. Shapiro bir gün yürüyüş esnasında göz hareketlerinin rahatsız edici yaşantıların etkisini azalttığını keşfetti. Bunun üzerine dünya üzerinde farklı bölgelerden insanlarla bu terapi modelinin etkisini kanıtlamak için yoğun çalışmalar gerçekleştirdi ve Emdr Terapi modelini geliştirdi. Emdr Terapi dünyadaki önemli sağlık kuruluşları ve ülkemizdeki kuruluşlar tarafından kabul görmektedir. Bu kuruluşların önde gelenleri arasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Türkiye Psikiyatri Derneği’nin olduğunu görüyoruz.

Beynimiz her yeni deneyim sonucu elde edilen bilgiyi işler ve işlevsel bir düzeye ulaşmasına olanak sağlar. Fakat travmatik yaşantılara ilişkin deneyimler söz konusu olduğunda bu sistem bozulmaya başlar ve bilginin işlenip anlamlandırılmasına yönelik müdahale gerçekleşmez. Yaşanan olaya ilişkin elde dilen duygu, düşünce, bedensel duyumlar ve sesler o anki ham haliyle yani işlenmeden beyinde depolanır. Bireyin sonraki yaşantısındaki bir tetikleyici bu anıların tekrar canlı bir şekilde etkisini göstermesine neden olur ve birey bir bakıma travmayı yeniden yaşamış gibi olur. Emdr terapinin birincil amacı fizyolojik temelli bir müdahalenin gerçekleşmesine olanak sağlamaktır. Daha önce işlenmemiş ve ham bir şekilde beynin sağ bölgesinde depolanmış olan anıların yeniden işlenmesini sağlar. Çünkü travmatik olay, işlenmemiş bir şekilde beynin sağ lobunda yani bireyin duygusal düzlemini kontrol eden sistemde depolanmıştır. Emdr fizyolojik bir müdahale ekseninde bu anının beynin sağ ve sol lobu arasında dengeli bir dağılım göstererek depolanmasına hizmet eder.

Emdr terapi travma sonrası oluşan semptomlara müdahale kapsamında; depresyon, kaygı suçluluk, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk ve yas gibi problem durumlarının tedavisinde kullanılarak bireyin ruhsal olarak bütünlüğe ulaşmasında önemli katkılar sağlamaktadır. Çünkü Emdr Terapi, travma sonrası bireyin zihinsel dünyasında dağınık olarak depolanmış ve bölük pörçük bir şekilde varlığını sürdüren anıları bir araya toplar ve yeniden işlenip yorumlanmasını sağlar. Böylelikle bu birey, içindeki dünyayla olan temasında daha barışık olacak ve anılarının ortaya çıkardığı rahatsızlıktan kurtulmuş olacaktır. Bu bilgiler ışığında Van psikolog kapsamında hizmet veren kuruluşlardan alınan bilgiler de bu durumu doğrular niteliktedir.

Emdr Terapi, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi duyarsızlaştırmayı sağlar. Yani bireyde travmatik olayın sonucunda ortaya çıkan semptomları yok etmez, bir bakıma o anılar varlığını devam ettirir ancak artık kişiye rahatsızlık vermemektedir. Emdr terapide danışan ve terapist arasında yapılan görüşme neticesinde elde edilen bilgiler ışığında bir yol haritası belirlenir. Danışanı en çok rahatsız eden travmatik yaşantılar listelenir ve müdahale aşamasına geçilir. Müdahale aşamasında beynin sağ ve sol yarım küresi göz hareketleriyle uyarılır. Danışana çift yönlü bir uyaran verilir. Bu uyaran; göz hareketlerinin çift yönlü uyarılması, kulaktan çift yönlü uyaranın verilmesi ve dokunsal olarak bacaklara vurma şekliyle çift yönlü uyaran verme şeklindedir.  Uyarılmayla beraber travmatik yaşantıya ilişkin duygu, düşünce ve imge gibi tetikleyiciler yeniden işlenir. Terapistin gerekli yerlerdeki müdahalesiyle danışanın travmatik anılarını ifade etmesine olanak verilir. Bu işlemler esnasında danışan terapistle aktif bir ilişki içindedir. Emdr terapi hipnoz v.b yöntemler gibi değerlendirilmemeli. Danışan bilinç düzeyinde ve uyanık bir vaziyettedir.