SAĞLIKLI EBEVEYNLİK

SAĞLIKLI EBEVEYNLİK

Çocuğumu çok mu kısıtlıyorum?

Özgürlük mü? Kurallar mı?

Çocuğumla aramızda çatışmasız bir iletişim mümkün mü?

Onu daha iyi nasıl tanıyabilir ve nasıl anlayabilirim?

Bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını bu yazımızda işledik. Çocuğun zihinsel, duygusal, fiziksel, sosyal becerilerinin gelişimi ve sağlıklı bir kişilik kazanımı tüm ebeveynlerin dileği. Bunun için ‘etkili ebeveynlik’ kavramının içini doldurmamız gerekir.

Önce şunu belirtelim; her şeyiyle doğru, herkes tarafından kabul edilmiş, eksiksiz ve tek bir tip ebeveynlik söz konusu değildir. Etkili ebeveynlik çocuğunuzun mizacına, sizin mizacınıza, yaptığınız işe, sosyo-kültürel çevre gibi birçok farklı parametreye göre bazı değişiklikler gösterebilir. Ayrıca bu parametrelere bağlı olarak sergilenen birtakım davranışlar ve takınılan tutumlar da farklılık gösterebilir. Ama bütün ebeveynlerin yapması gereken bazı doğrular vardır. Bu doğruları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Çocuğun günün birinde bir yetişkin olacağını unutmamak ve onun fikirlerine saygı duymak. Bunu ona hissettirmek.
  • Onu baskılamamak ve yaptığı hatalara karşı tolerans gösterip hoşgörülü olmak.
  • Ona güvenmek ve bunu ona belli etmek.
  • Gelişimini güzel bir şekilde sürdürebileceği huzurlu, mutlu ve güvenli bir ev ortamı sunmak.
  • Çocuğu farklılıkları ile kabul etmek. Onu değişmeye zorlamamak.
  • Sevgi, saygı ve şefkati ona koşulsuz sunmak.
  • Kuralların olduğu bir hayatı ona öğretmek. Bu kuralları tutarlı bir şekilde uygulamak.
  • Ona karşı her zaman dürüst olmak. Onu oyalamak için ‘küçük, masum’ yalanlara asla başvurmamak.

Bütün bunlarla, kendine güvenen, düşüncelerini ve duygularını cesurca dışa vuran, öz saygısı gelişmiş ve başkalarına da saygılı olan, gerçekleri söyleyen, kabiliyetlerinin farkında olan, başarılı, mutlu çocuklar yetişebilir.

Şimdi bütün bunları biraz detaylandıralım:

Çocuğun öğrenme sürecini desteklemek çok önemlidir. Bunun için çocuğun keşif yapabileceği bir manevra alanını ona sunmalıyız. Onu yeni şeyler öğrenmeye ve keşfetmeye teşvik etmeliyiz. Tamamen sınırsız mı olmalı bu manevra alanı? Elbette hayır. Kurallar ve sınırlar olmalıdır. Ve çocuk bu sınırları çok net bir şekilde bilmelidir. Kurallar çocuğu kısıtlamak için koyulmaz. Aksine onu doğru ve yanlış, iyi ve kötü şeyler hakkında bilgilendirmek için koyulur. Bu sebeple koyduğumuz kurallar konusunda tutarlı olmalıyız.

Çocuklar hata yapabilirler, yanlış yapabilirler. Çocuk ne yaparsa yapsın, yukarıda da belirttiğimiz gibi şefkat ve sevgi koşulsuz sunulmalıdır. Onu sevmemekle veya şefkat göstermemekle tehdit etmek yerine yanlışını ona güzelce gösterip doğru olanı öğretmeliyiz.

Etkili ebeveynliğin olmazsa olmazı etkili bir iletişimdir. Eşler kendi aralarında konuşarak problemleri hallettiği gibi çocukla da doğru iletişim kanalları bulunmalı. Onu dinlemeli, fikirlerine saygı duymalı. Kendi problemlerinin çözümüne onu da ortak ederek beraber çözmeye çalışmalıyız.

Çocuğun fiziksel, duygusal, maddi, manevi ihtiyaçları olabildiğince hızlı giderilmelidir. Çocuğun bütün istekleri elbette her zaman mantıklı olmayabilir veya o an için bunu karşılamak ve gidermek mümkün olmayabilir. Onun her problemine ilgi duyduğumuzu, onun isteklerinin bizim için de önemli olduğunu ona belli etmemiz gerekir.

Kendi benliğini oluşturması ve karakterini şekillendirmesine yardımcı olmamız gerekir. Kendini tanıyacağı, kendi zevklerini keşfedeceği, yeteneklerini ve becerilerini öğreneceği ortamı ve imkanları ona sunmamız gerekir.

‘Mükemmel’ bir çocuk yetiştirmeye çalışmamalıyız. Onu kendi hırslarımız, hedeflerimiz için bir proje olarak görmemeliyiz. Zaman zaman onu başkalarıyla kıyaslayıp ona ‘yarış atı’ muamelesi yapmamalıyız. Elbette onu geliştirmeye çalışmalıyız; ama bu onu sürekli ‘komşunun başarılı kızı/oğlu’ düzeyine çekmeye çalışmamız anlamına gelmemelidir.

Ondan yapmasını istediğimiz bütün güzel şeyleri öncelikle biz uygulamalıyız. Örneğin odasına izinsiz girmek yerine kapısını çalıp izin istemeliyiz. Yaptığı bütün güzel şeylerde abartıya kaçmadan bunu pekiştirecek ‘teşekkür ederim’ gibi sözcükler kullanmalıyız.

Disiplini sağlamak demek sinirli olmak ve öfke sözcükleri ile kontrol sağlamak demek değildir. Bunun için onu disipline etmek istediğimiz zamanlarda, tartışma anlarında sakin kalabilmemiz gerekir. Öfkeli sözcükler sarf ettiğiniz her olaydan sonra bir sonraki için daha fazla bağırmanız gerektiğini düşünürsünüz ve sizin düşüncenizin aksine olay kontrolünüzün daha fazla dışına çıkar.