Panik Atak Ve Tedavisi

Panik Atak Ve Tedavisi

Panik atak, birden ortaya çıkan şiddetli korku ve kaygı halidir. Birey panik atak yaşadığı sırada baş dönemsi yaşayabilir, kalbine odaklanmasıyla şiddetli bir çarpıntı hissedebilir ve nefessiz kalabilir. Panik atağın yaşanma süresi genel olarak 15-20 dakika arasındadır. Panik atak durumları kişinin gündelik yaşantısını sekteye uğratır ve birey için korkutucu bir tablonun ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Panik atak durumlarına maruz kalan kişi, yoğun bir kaygı ve korku yaşamanın yanında, sonunun geldiğine inanıp öleceğine ilişkin hissi derin bir şekilde hisseder. Birey bu atakları deneyimledikten sonra atağın yaşandığı durumlardan ve ortamlardan uzaklaşma ve kaçma davranışlarını sergiler.  Birey, ölüm korkusunu çok yoğun bir şekilde hisseder ve bir sağlık kuruluşu veya doktor gördüğünde kendini güvende hissederek rahatlar ve atak yavaş yavaş geçmeye başlar.

Göz önünde bulundurulması gereken diğer bir nokta panik atak ile panik hali arasındaki farkın durumuna ilişkindir. Panik atak durumunda birey için söz konusu bir tehtid bulunmaz ve panik atak beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar. Panik halinde ise bireye karşı olumsuz bir tehtid durumu vardır ve kişi yoğun bir endişe hisseder. Ortaya çıkan bu endişe durumu panik olarak adlandırılır. Diğer bir farklılık ise panik atak ve anksiyete arasındadır. Panik atakta, vücudun kendini tehlikede hissetmesi ve bu tehlike durumunun son bulmasıyla panik atağın bitmesi söz konusudur. Anksiyete durumunda ise bir süreklilik hali vardır ve bireyin bilinçaltında hep kendini hissettirme eğilimi yaşanır.

Panik atağa maruz kalan bireyler, o an sonlarının geldiğine inanırlar ve genellikle kalp krizi geçirerek öleceklerini düşünürler. Kişi bu süre zarfında ruhsal ve fiziksel olarak oldukça örselenir ve dehşet bir korku filminin tam ortasında kalmış gibi görür kendini. Birey panik atak yaşadığı sırada ölüme çok yakın hisseder kendini ve atağın yaşandığı sırada sanki son sözlerini söylüyormuş gibi vasiyetini dile getirir. Şiddetli ve yoğun bir şekilde hastaneye ve doktora yetiştirilmesi gerektiğini yoksa son nefesini veriyor olduğunu dillendirir atak yaşayan birey.

Atak son bulduktan sonra kişi, büyük bir savaş enkazının altından çıkmış gibi kendini bitkin ve halsiz hisseder. Panik atak yaşanırken ortaya çıkan feryat, korku ve kaygı artık yerini sessizliğe ve yorgunluğa bırakmıştır. Atak yaşandıktan sonra bitkin ve halsiz düşen birey çevredeki gürültüye ve sese karşıda artık tahammülsüzleşir. Çevresindeki bireylerle konuşmaya ve iletişim kurmaya karşı isteksizdir birey. Dinlenmek ve bedenindeki yorgunluğu atmak için biran önce uyumak ister.

Panik Atak Semptomları(Belirtileri)

  • Yoğun kaygı
  • Şiddetli kalp çarpıntısı(Taşikardi)
  • Nefes alıp vermede zorluk ve yaşanan nefes darlığı
  • Baş dönmesi ve bayılma
  • Göğüste sıkışma hissetme
  • Sıcak veya soğuk bir şekilde terleme
  • Midenin bulanması
  • Ölüm korkusunun yoğun şekilde hissedilmesi
  • Gerçekliğe ilişkin algıyı yitirme
  • Bulunan mekanda bunalma ve kaçma isteğinin hissedilmesi.

Ortaya çıkan belirtiler etkili olmanın yanında hayati bir tehlike de ortaya çıkarabilir. Panik atağın kalp krizi ile benzer semptomları göstermesi ve bu iki durumun karıştırılması olasıdır. Genel olarak insanların ekseriyeti yaşamları boyunca bir veya iki kez panik atak geçirme durumlarıyla karşı karşıya kalabilirler. Panik atağın yaşanmasına neden olan etkenler ortadan kalktığı andan itibaren atak sonlanmaya başlar. Fakat göz önünde bulundurulması gereken temel nokta şudur; kişide panik atak hissinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan travmatik yaşantıların varlığı. Eğer bu anılar profesyonel bir destekle sağlıklı bir şekilde tedavi edilmezse ataklar sıklığını arttırabilir ve korku, kaygı şiddetlenebilir.

Panik Atağın Oluşma Nedenleri

Stresin panik atağın en büyük alt nedenlerinden biri olduğunu görmekteyiz. Bireyin hayatındaki köklü değişimler ve bu değişimlerle beraber gelen yeni sorumluluklar kişinin sorumluluklarıyla olan mücadelesi ve başa çıkma telaşı panik atağı tetikleyebilir. Bu durumlara örnek olarak; işte yoğunluğun artması, hayatındaki önemli bir ismin ölümü, aile içinde yaşanan boşanma v.b krizler panik atağı ortaya çıkarabilir.

Bireyin karşı karşıya kaldığı, bedenen ve ruhen örselendiği fiziksel, ruhsal ve cinsel travmalar da panik atağın ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Çünkü kişi yaşadığı bu olumsuz tabloya tekrar maruz kalabileceği kaygısını yaşar. İstemsiz ve kontrolsüz bir şekilde şiddetli olarak ortaya çıkan kaygı, panik atağın yaşanmasına kapı aralar.

Aile öykülerinde panik atak geçmişi olan bireylerin genetik aktarım yoluyla panik atak yaşama oranı diğer bireylere göre daha yüksektir. Panik atağın cinsiyetler arasında görülme sıklığı kadınlarda daha yüksek olduğunu görmekteyiz. Bu durumun en temel sebepleri ise kadının biyolojik olarak beden duyumlarına daha hassasiyetle yaklaşması ve yaşam içinde maruz kaldığı krizlerin varlığıdır.

Bağımlılık yapan bir maddenin kullanılması ve sonrasında bu maddeden ayrıl kalma sonucunda hissedilen yoksunlukla beraber panik atak durumu yaşanabilir. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en büyük etken bağımlılık yapıcı maddenin birden bırakılması ve vücudun bu yoksunluğu çok şiddetli şekilde hissetmesidir. Terleme, titreme, baş dönmesi, mide bulantısı gibi durumlar panik atağa sürükleyebilir kişiyi.

Birey bir tehlike durumuyla karşı karşıya kaldığında kaygı düzeyi yükselmeye başlar. Yaşanan bu kaygının istenilen düzeyde olması kişiyi hayatta tutar. Çünkü dış dünyadan gelebilecek tehlikelere karşı bireyi tetikte tutar. Bu kontrolü amigdala denilen merkez kontrol eder. Ancak bazı bireylerde dış dünyadan ve ya görünürde bir tehlike olmamasına rağmen kaygı düzeyi çok yüksektir. Kaygının çok yüksek olması vücuttaki adrenalin salınımını da arttırmaktadır. Normalin üstünde salgılanan adrenalin birikerek panik atağın yaşanmasına sebebiyet verebilir.

Panik Ataktan Kurtulmak Mümkün Mü?

Panik atak yaşayan bireylerin panik ataktan kurtulmaları mümkündür. Son zamanlarda dünya üzerinde hizmet veren ruh sağlığı uzmanlarının kullandığı en temel terapi modellerinin en başında geleni Emdr(Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma Ve Yeniden İşleme) Terapidir. Emdr Terapi ile geçmişteki travmatik anıların tortularını nötrlize etmek ve bugünün korku ve kaygılarından kurtulmak mümkün. Emdr Terapi ve Bilişssel Davranışçı Terapi modeliyle Panik Ataktan kurtulabilir ve yaşam kalitenizi arttırma yolunda bir adım atabilirsiniz.