Oyun Terapisi Nedir ve Hangi Durumlarda Kullanılır?

Oyun Terapisi Nedir ve Hangi Durumlarda Kullanılır?

 

Oyun çocuklar için bir ihtiyaçtır. Her çocuk oyun oynamaya gereksinim duyar çünkü oyun aracılığıyla gelişir ve iç dünyalarını dışa vururlar. Çocuklar kurdukları oyunlarla duygularını, düşüncelerini, korkularını, kaygılarını, travmalarını dış dünyaya aktarırlar. Oyun çocukların kendilerini en iyi ifade ettikleri araçtır. Oyun, içinde birçok beceriyi barındırır. Çocuklar oyun yoluyla sosyalleşirler, yeni arkadaşlar edinirler ve etkileşimde bulundukça dil gelişimleri de hızlanır. Her çocuk eşsiz bir hayal gücüne sahip olduğu gerçeğinden hareketle; oyun, çocukların hayal dünyalarını besleyen en büyük araçtır. Çocuklar tasarladıkları oyunları prova ettikçe beyin gelişimleri desteklenir ve daha yaratıcı, otantik bireyler olurlar. Bilişsel gelişimleri arttıkça problem çözme becerileri de gelişir ve problem çözmeye daha istekli, problemin çözümüne yönelik farklı yollara başvurma motivasyonları artar.

Tüm bunların ışığında her ebeveyn çocuğunun özgüvenli, girişken, kendini iyi ifade edebilen bireyler olmasını ister. Ebeveynler, çocuklarının erken dönem yaşantılarında ne kadar onlarla birlikte oyun oynarlarsa, temas halinde bulunurlarsa, korkularını, kaygılarını ifade edebilecek uygun ortamı yaratırlarsa, birlikte zaman geçirip doyurucu ilişki sağlarlarsa çocuklar yetişkinlikte o kadar özgüven sahibi olurlar. Çünkü çocuklar kendilerini ifade edebilecek bilişsel seviyeye sahip değillerdir. Yetişkinler gibi konuşarak kendilerini ifade edemezler. Soyut düşünme becerileri henüz gelişmemiştir bu yüzden de kendilerini oyun, oyuncak, metaforlar yoluyla ifade edebilirler. Ebeveynler çocuklarının kendilerini ifade ediş şekillerini doğru anlayıp onların seviyesine inerek iletişim kurmalıdırlar.

Çocuklar ayrıca oyun yoluyla toplumsal kuralları da öğrenirler. Öğretilmek istenen kurallar ve sınırlar ebeveynler tarafından çocuklara oyun aracılığıyla aktarılır. Çocuk bu sayede konulan kurallar ve sınırlar sayesinde otokontrol becerisi kazanacak ve nerede durması gerektiğini, neleri yapıp neleri yapamayacağını kavrayacak. Bu da aile ortamında sağlıklı bir atmosfer yaratacaktır.

Oyun, çocukların bedensel, ince motor ve kaba motor gelişimlerine de katkıda bulunarak psikomotor becerilerini de geliştirir. Çocuklar enerjilerini, hareket halinde olma ihtiyaçlarını bu sayede püskürtmüş olurlar. Bu da enerjilerini daha olumsuz dışa vurmalarının önüne geçmesine yardımcı olarak sağlıklı bir beden gelişimini destekler.

Oyun, çocukların sığınağı ve dünyalarıdır. Birçok alanda gelişimlerine yardımcı olacak bir yoldur. Peki, oyun terapisi nedir?

Oyun terapisi, çocuğun doğası ve dünyası olan oyun ile özel olarak oluşturulmuş bir odada eğitimli bir oyun terapistiyle güven verici bir ilişki kurarak, oyun terapistinin empati kurduğu, etkin dinlediği, çocuğun kendini ifade edebilecek özgür bir ortamın sunulduğu, çocuğun kendini keşfettiği ve gerçekleştirdiği iyileştirici ve etkili bir terapi yöntemidir.

Oyun terapisi genellikle 2 ile 11 yaş arasındaki çocuklara uygulanan bir terapi yöntemidir. Alt sınır olarak 2 yaşın belirlenmesindeki amaç çocukların 2 yaşla birlikte sembolik oyun oynamaya başlamalarıdır. Bu yaştaki bir çocuk kendini sözel olarak ifade edebilecek seviyede olmasa da sembolik oyunlar yoluyla kendini ifade etmeye çalışır. Üst sınır 11 yaş olarak belirlense bile daha büyük yaş gruplarındaki çocuklarda oyun terapisinden yararlanabilir. Çünkü bazı çocukların takvim yaşları büyük olsa bile kendilerini metaforlar ve oyun yoluyla ifade etmeyi tercih edebilirler.

Oyun terapisinde çocuklar oyun esnasında deneyimlediklerinin bir parçası olarak davranışlarını etkileyen korkularını, üzüntülerini, öfkelerini, kaygılarını, hayal kırıklıklarını yeniden yaratırlar. Terapistin çocukla kurduğu terapötik ilişki sayesinde çocuk yaşadığı travmayı ve stresi yansıtan oyunlar kurdukça kendini daha güvende hisseder, bunlarla yüzleşerek ve çözüm yolları arayarak baş etme becerilerini geliştirirler. Terapist çocukla kurduğu güvenli ilişki sayesinde çocuğun kendini keşfetmesine ve kendini ifade etmesini sağlayacak özgürlük alanını oluşturur. Van pedagog ve çocuk psikoloğu kapsamında verdiğimiz hizmetler ışığında, çocuk danışanların benzer problem alanlarında oldukça önemli kazanımlar elde ettikleri görüldü.

Çocukların neler yaşadıklarını, neler hissettiklerini, nelerle baş etmeye çalıştıklarını, terapiye getirdikleri semptomların arka plandaki sebeplerine anca oyun terapisi yoluyla ulaşılır. Çünkü sözel olarak yeterli seviyede iletişim kuramazlar. İfade etmesi ürkütücü olabilecek duygular, yaşantılar çocuğun seçtiği oyuncaklar yoluyla yansıyabilir.

Oyun terapisindeki amaç, çocuk için güvenli bir ortam yaratarak terapötik ilişki kurmak. Oyun yoluyla çocuğun duygularını, iç dünyasındaki fırtınaları anlamak. Çocuğun yaşadığı problemlere karşı baş etme becerileri geliştirmesine yardımcı olarak olumlu bir benlik algısı inşa etmektir. Oyun terapisi sürecinde çocuklar olaylarla ilgili bakış açılarını, davranışlarını değiştirebilir. Sorun yaşadıkları durumları, duyguları yeniden yaşayarak bu deneyimleri değiştirme imkanı elde ederler. Bu da çocukların ifade edilmemiş duygularını dışa vurmalarını, oyun tecrübesi kazanmalarını, iş birliği yapmayı, çözüm odaklı olmayı, negatif duygularla baş edebilmelerine yardımcı olur.

Oyun terapisi hangi sorun alanlarında uygulanır?

  • Kaygı, korku ve fobileri olan çocuklara,
  • Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklara,
  • Uyku sorunları yaşayan çocuklara,
  • Boşanmış ailelerin çocuklarına,
  • Duygusal, fiziksel, cinsel istismarlarda,
  • Evlatlık alınma durumlarında,
  • Alt ıslatma (Enürozis) / Enkopresiz (kaka tutma-yapma zorukları),
  • Sınır koyma ve iletişim sorunlarında,
  • Öfke, saldırganlık, zorbalık problemlerinde,
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu olan çocuklarda,
  • Bağlanma sorunlarında,
  • Okula gitme ve uyum problemi yaşayan çocuklarda,
  • Özgüveni düşük olan ve sosyal içe kapanıklık sorunlarında
  • Ailede kayıp, yas olan çocuklarda oyun terapisi kullanılır.

Çocuklar oyun oynadıkça gelişirler. Oyundan mahrum kalan çocuklar duygusal alanda yeterli gelişim kat edemezler ve uygun sosyalleşmeyi gerçekleştiremezler. Bu yüzden ebeveynler çocuklarının değişim ve gelişimlerine uygun olarak oyun oynayabilecekleri ortamları yaratmalıdırlar.