İLİŞKİ VE KISKANÇLIK

İLİŞKİ VE KISKANÇLIK

Kıskançlık bireyin bir başkasında var olan veya olduğunu düşündüğü maddi ve manevi bazı şeylerin kendisinde olmamasından kaynaklanan, mutsuzluk ve öfke ile kendini gösteren bir durumdur. Bunun yanı sıra sahip olduğu maddi ve manevi şeyleri veya değer verdiği bir ilişkiyi kaybetme kaygısı ve korkusu sonucunda da kıskançlık kendini gösterebilir.

Kıskançlık, Gıpta Ve Haset

Kıskançlık, gıpta ve haset birbirinden farklıdır ama birbirine dönüşebilirler. Gıpta sevilen, takdir edilen, özenilen bir kişiye benzeme ve onun gibi olma çabasıdır. Tamamen masum bir durumdur.
Kıskançlık eğer aşırı düzeyde olursa hem kıskanan bireye hem kıskanılan kişiye ciddi zararlar verir.
Haset ise bir başkasının tamamen kötülüğünü isteme ve sahip olduğu şeylerin ondan uzaklaşmasını arzulayıp yoksunluk yaşamasını istemedir.

Kıskançlık Belirtileri

Terkedilme ve aldatılma korkusu ve tedirginliğini çok fazla yaşama. Partnerinin onu bırakıp gideceğinden sürekli tedirgin olma.
Sürekli partnerinin kendisine karşı ilgisiz olduğunu düşünme.
Tutarsız duygusal durumlar sergileme. Ani duygu durum değişimleri sergileme.
Şüphe ve kaygı ile sürekli partnerini sorgulama, gözetleme, açığını yakalama çabası içinde olma.
Öfke patlamaları ve şiddet eğilimi gösterme.
Temel sağlık bulgularında bozulmalar görülme. Uyku düzeni ve iştahsızlıkla beraber doğru beslenme alışkanlığını kaybetme.
Partnerinin arkadaşlarından ve çevresinden sürekli bilgi edinmeye çalışıp günün büyük bölümünü hafiyelik yaparak geçirmek.
Sevildiğini, değer verildiğini sürekli duyma çabası içinde olma. Partnerini bunaltacak düzeyde ondan sürekli ilgi bekleme.

Kimler Kıskanç Olur

Özgüveni ve benlik saygısı düşük bireylerde kıskançlık çok fazla görülür. Yetersiz olduğunu düşünme, sahip olduğu ilişkiyi ya da varlığı koruma konusunda aciz olduğuna kanaat getirme kişiyi kıskanç yapar.
Van psikolog kapsamında ele aldığımız vakalarda; problemleri değerlendirme ve ele alış biçimi de kıskançlığa sebep olabilmektedir. Bir olay veya durum hakkında yeterince dataya sahip olmadan hüküm verip şüpheler ve kaygılar üzerine tavır takınanlar daha çok kıskanırlar.
İnsanlarla sürekli bağımlı ilişkiler kuran bireylerde kıskanma daha çok görülür. Yaptığı, yapmak istediği hemen her işte bağımsız olamayan, başkalarının düşünce ve eylemlerine bağımlı olan bireylerde kıskançlık çok fazla görülür.
İkili ilişkilerde sürekli beğenilme, takdir edilme kaygısı ile yaşama. Dışlanmaktan ve terk edilmekten kaygı duyup bu kaygı üzerine ilişkilerini kuran bireylerde kıskançlık çok fazla görülür.

Tehlikeli Kıskançlık Hangi Düzeyde Olur

Kıskançlık aslında insan doğasında var olan bir duygudur. Doğuştan gelen bir duygu değildir. Çevresel ve psikolojik etmenlerle ortaya çıkar ama tamamen zararlı da değildir. Aslında sahip olduğu ilişkiyi, maddi-manevi varlığı koruma güdüsüne dayanır. Kıskançlık belli bir düzeyin üzerinde olduğu zaman hayatı ve hayat kalitesini etkiler. Kişi sürekli kaygı, şüphe ve korkuyla yaşar.
Patolojik düzeyde kıskanç kişi zamanının büyük bir kısmını buna buna ayırır. Gündelik yaşantısına veya işlerine ayırması gereken zamanı ayıramaz ve gerekli özeni gösteremez.
Sürekli kurgu ve şüpheyle yaşar. Gerçeklerden git gide daha çok uzaklaşır. Olmayan ve olması mümkün olmayan senaryoları kafasında canlandırır ve buna göre yargılama yapıp hükümler verir.
İkili ilişkilerde, arkadaş veya eş/sevgili ilişkilerinde karşı tarafı yersiz şekilde suçlayıcı tavırlar sergiler.
Gerçeklerden uzak, kurgulara ve şüphelere dayanan düşüncelerinin doğru olmadığı kanıtlansa, ortaya çıksa bile inanmak istediğine saplanır, bundan vazgeçmez. Şüphelerinin ve yersiz düşüncelerinin doğruluğunu ısrarla savunur.
Kendisine kıskanç olduğu söylendiğinde aşırı düzeylerde tepkiler verir. Öfke patlamaları ve sinir krizleri geçirerek bunu inkar eder.
Özellikle eş/sevgili/partnerini bunaltacak düzeyde kontrol etmeye ve gözetlemeye çalışır. Partnerinin yaşantısını olumsuz etkileyecek düzeyde davranışlarını ve yaptıklarını sorgular.

 

NOT: Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Bu makale ve sitedeki bilgiler tıbbi bir tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sitedeki bilgiler ışığında bir ilaç tedavisine başlanması veya sonlandırılması kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için mutlaka bir tıp hekimine başvurunuz. Bu makale ve sitemizdeki diğer tüm içerikler Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına aykırı sayılabilecek ilan ve reklam yapma amacı taşımamaktadır.