Ergenlerde Sosyal Fobi

Ergenlerde Sosyal Fobi

Ergenlik dönemi, bir bireyin çocukluk yaşantısından yetişkinlik yaşantısına geçerken bu sürece hazırlanması için var olan gelişimsel bir dönemdir. Oldukça dinamik ve karmaşık bir yapıya sahip olan ergenlik döneminde hormonel dengesizliklerle birlikte kimlik karmaşası, düşüncelerde değişiklikler, bedene yabancılaşma ve yeni vücut yapısını benimseme süreci gibi birçok değişikliğin olduğu bir yaşam dönemidir.

Bu dönemde ortaya çıkan sorunlardan biri sosyal fobidir. Çocukluk döneminde de gözlemlesek dahi bu tanının konulması genelde ergenlik döneminde olur. Sosyal fobi, kişinin bulundu ortama yabancılaşması, kendini geri çekmesi, konuşurken kızarma terleme gibi fiziksel belirtiler gösteren bir kaygı türüdür. Kişi var olduğu yabancı ortamda kendini ifade etmekte zorlanır, çevresindeki herkesin ona baktığını ve ona güldüğünü düşünerek ciddi kaygı duyar. Konuşurken göz göze gelmekten kaçınma, başkalarıyla yemek yemekten kaçınma, yabancı birisiyle telefonla dahi konuşmaktan kaçınma, utanma, alışveriş yaparken dahi görevli kişilerle konuşmaktan kaçınma gibi davranışlar gözlemlenmektedir. Ses tonların rahatsız edici ya da komik olduğu düşüncesi ile ergenler toplum içinde veya yabancılarla konuşmaktan rahatsız olurlar. Bu sebeple genelde sessiz ve uzak kalmayı tercih ederler.

Olumsuz birçok yönüyle birlikte sosyal fobi, ergenin okul hayatını da olumsuz yönde etkilemektedir. Sesinin ya da elinin titreyeceği korkusuyla tahtaya çıkmaktan çekinir ya da öğretmen ona söz verirse yanlış cevaplamaktan korkar. Herkesin onunla bunun için alay edeceğini düşünerek kendisini elinden geldiğince görünmez kılmaya çalışır sınıfta. Bu da derslerine odaklanamamasına ve sözlü sınavlarda yeteri bilgisinin olmasına rağmen kaygısı yüzünden başarısız olmasına sebebiyet vermektedir.

Sosyal fobisi olan ergenler arkadaşlık kurma ve sürdürme işinde de oldukça zor bir durumdadırlar. Arkadaş görüşmeleri ve toplantılarına gülünç duruma düşecekleri korkusu ile gitmek istemezler. Bunun soncu olarak da genelde arkadaşlık kuramaz ve kendilerini yalnızlığa itmiş olurlar. Kişilerin onu eleştirmesinden ya da şaka yapmasından oldukça rahatsızlık duyarlar. Arkadaşlarının onu zaten sevmediği, hep onunla dalga geçecekleri, gülünç ve önemsiz bir insan oldukları düşünceleriyle kendi özgüvenlerini ciddi şekilde zedelerler.

Ergenlik döneminde görülen sosyal fobinin birçok nedeni olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda genetik faktörlerin bunda %30 rol oynadığını göstermiştir. Bunun yanında yetiştirilme şekli, ebeveyn tutumu ve kişilik yapısı, sosyal çevre, kişilik özellikleri gibi faktörlerinde bunda rol oynadığı gözlemlenmiştir. Erken gelişim döneminde ebeveyn tutumları sosyal fobinin görülme olasılığını ciddi şekilde etkilemektedir. Anne babanın çocuğa güven duymaması, onu sürekli eleştirip cezalandırması, olumlu özelliklerinden çok olumsuz yönlerine odaklanması, ona kızıp çoğu zaman şiddet uygulaması, onunla yeterli iletişime girmemesi, onunla güvenli bağ kurmaması, onunla alay etmesi, fazla baskıcı ve kıyaslayıcı olması çocukta sosyal fobiyi besleyen kaynaklar haline gelir. Bunun haricinde ebeveynin fazla toplum içine karışmayı sevmemesi insanlara mesafeli davranması, çok fazla kaygılı ve çekingen davranışlar sergilemesi de çocuğa hem rol model olmakta hem de bu kişilik özellikleri genetik olarak geçmiş olabilmektedir. Bazen de tam tersi özelliklere sahip olan bireylerin çocuklarında yetersizlik duygusuyla birlikte sosyal fobiyi görebilmekteyiz.

Peki sosyal fobinin önüne geçmek için ebeveyn tutumları nasıl olmalıdır?

  • Çocuklarını sosyal ortamlarda sürekli teşvik ederek kendilerine olan güvenlerini destekleyebilirler
  • Onların olumsuz yönlerinden ziyade olumlu yönlerini görüp destekleyebilirler
  • Kendilerini ifade etmelerine izin verip onların da birer birey olduğunu unutmamalıdırlar
  • Kendileri de sosyal ortamlara girerek çocuklarına rol model olmalıdırlar
  • Sosyal ilişkilerini destekleyerek arkadaş edinmelerinde yardımcı olabilirler
  • Kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olmalıdırlar
  • Başkalarının yanında onun utanabileceği kişilik özellikleri ya da davranış ve anılarını dile getirmemelidirler
  • Sürekli eleştirmemelidirler ve onun olduğunda daha iyi olması için baskı kurmamalıdırlar
  • Onu başkaları ile kıyaslamamalıdırlar
  • Yaptığı küçük sosyal adımları dahi desteklemelidirler
  • Onun yaptığı hataları yüzüne vurarak ya da sert ve katı tepki vermekten çekinmelidirler

Gibi birçok davranış ve düşünce düzenlemesiyle ebeveynler çocuklarının sosyal gelişimlerini destekleyerek sosyal fobilerinin oluşmamasına yardımcı olabilirler.

Sosyal fobi fark edildiği gibi bireylerin kendisi ya da ebeveynleri bir destek için başvurmaları yetişkinlik döneminde zorluk çekmemesi ve yaşadığı sorununun farklı şekillere dönüşmesinin engellenmesini engelleyebilir. Erken teşhis ve tedavi ile ergen bu sorununu sağlıklı bir şekilde çözümleyerek ergenliğin geri kalan sürecinde veya yetişkinlik hayatında daha sağlıklı ve problemleriyle daha iyi baş edebilen bir birey olur. Sosyal fobi tedavisinde özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi oldukça sık kullanılmaktadır. Eğer sizde kendinizde veya çevrenizdeki bireylerde sosyal fobi olabileceğini düşünmekteyseniz bir uzmana başvurabilirsiniz.