Çocuklar Sınırlara Neden İhtiyaç Duyarlar?

Çocuklar Sınırlara Neden İhtiyaç Duyarlar?

 

Çocuklar içinde yetiştikleri toplumun kurallarını bilmek isterler ve buna gereksinim duyarlar. Ebeveynlerinin gözündeki konumlarını, neleri yapabileceklerini, ne kadar ileri gidebileceklerini, sınırlarını aştıklarında neler olabileceğini anlamak isterler. Çocuğa konulan sınırlar onun gelişimine de çok büyük katkı sağlar fakat bu sınırların çocuğun yaşına, gereksinimlerine, gelişimine uygun olmasında fayda vardır. Ayrıca konulan sınırların belirgin olması çocuğun bilişsel şemasındaki belirsizlikleri de giderir. Belirgin sınırlar, çocuğun yaptığı davranışlar sonucunda, “Acaba çok mu ileri gittim?”, “Davranışlarımda ileri gidersem ne olur?”, “Güç bende mi yoksa ebeveynlerimde mi?”, “Yetkin olan kim?” vb. soruların cevapları netlik kazanır.

Çocuklar büyüyüp olgunlaştıkça beceri ve yeteneklerini kanıtlayabilecek arayışlara girmek isterler. Bu noktada sınırlar keşfetme, araştırma ve öğrenme sürecinde çok önemli bir rol oynar ancak ebeveynlerin  çocuklarına verdikleri mesajlar net ve açık değilse bazı problemler baş gösterebilir. Çocuklar ebeveynlerinin beklentilerini karşılamak ve kurallarına uyabilmeleri, doğru davranışlarda bulunabilmelerinin yolu net mesajlar almalarından geçer. Mesajların açık ve net olmadığı, sınırların etkili bir şekilde çizilmediği ailelerde yetişen çocuklar evin dışındaki dünyaya dahil olduklarında çatışmalar, olumsuz tepkiler, reddedilmelere maruz kalabilirler. Çocuklar gereksinim duydukları net mesajları alırlarsa , kendilerini keşfetme özgürlüğüne sahip olurlarsa, dünyalarını başarılı bir şekilde idare edebilecek sınırlar konulursa bu kaotik durumların önüne geçilir.

Peki sınırlar ne gibi faydalar sağlar?

  • Çocuklar kendilerini güvende hissedebilmek için sınırlara gereksinim duyarlar. Yetişkinlerin bile hayatlarında kurallar ve sınırlar çok büyük önem arz ederken çocukların bilişsel düzeyleri ve keşfetme arzuları hesap edildiğinde sınırlara ne kadar çok gereksinim duydukları anlaşılabilir. Kurallar nasıl ki biz yetişkinlerin hayatına güven veriyorsa kendimizi emniyette hissetmemizi sağlıyorsa aynı şey çocuklar içinde geçerlidir. Kuralların, sınırların olmadığı bir dünyada çocuklar kendilerini kaotik bir ortamın içerisinde kaybolmuş
  • Sınırlar sayesinde çocukların sorumluluk duyguları gelişir. Çocuklar uygun olmayan davranışlarının sonuçlarıyla yüzleştiklerinde artık davranışlarının sorumluluğunu almayı öğrenir ve ona uygun olarak hareket etmeye başlar. Ayrıca çocuk ebeveynlerinin sunduğu seçeneklerden birini kabul eder ve bunun sonucunda da neler olabileceğini benimser. Ebeveynler bu şekilde alternatifler sunarak çocuğun seçtiği durumun sorumluğunu almayı öğrenmesine yardımcı olur.
  • Sınırlar ev ortamındaki ilişkilerin düzenlenmesine ve iyileşmesine yardımcı olur. Çünkü aile içerisindeki her birey kendi sınırlarının bilincindedir ve sınırlar ihlal edildiğinde sonuçlarının sorumluluğunu alabilirler. Sınırların net ve açık ifade edildiği aile ortamlarında aile üyeleri güç savaşlarına girmez, bu sayede böyle bir aile ortamında yetişen çocuk daha mutlu yetişir ve erişkinlikte yaşayabileceği olumsuz tepki ve tutumlar da engellenmiş olur.
  • Tutarlı sınırlar koymak çocuğun öz disiplin becerisi kazandırır ve sosyal gelişimine yardımcı olur. Ebeveynler sınır koyarak çocuklarının kendi kendini kontrol edebilmesini, hedeflerine ulaşabilmek için davranışlarını disipline edebilmesine yardımcı olmuş olurlar. Bu sayede yetişkinlikte de başarının en önemli basamaklarından biri olan öz disiplin becerisini çocukluk çağlarında tohumlarını ekmiş olur ebeveynler.

Ebeveynler çocuklarına genellikle bir şey yaptırmak istediklerinde sözlü mesajlarıyla somut davranışları farklılık gösterir. Çocuklar ise yapmaları istenilen sözlü mesajlara değil davranışlara odaklanırlar. Ebeveynler çocuklarıyla olan iletişimlerinde yumuşak bir ses tonuyla, net mesajlar vererek ve verdikleri mesajları da davranışlarıyla pekiştirmeleri gerekir.

Çocuklara sınır koymak ceza vermek demek değildir. Ceza vermek çocukları incitir, isyankar biri yapar, onları öfkelendirir, duygularının anlaşılmadığı hissi yaratır ve işbirliğinden, olumlu iletişim modellerinden uzak tutar. Oysa belirgin ve tutarlı sınırlar alternatifler oluşturur, çocukların sorunlarla baş etme becerilerini güçlendirir, işbirliğine yönlendirir, çatışmaya ve güç savaşına girmeden problemlerin çözülmesine yardımcı olur ve çocukların duygularını rahatça ifade edebilme, otokontrol becerisi kazandırır.

Çocuklarına sınır koymak ve kurallarını öğretmek isteyen ebeveynler öncelikle çocuklarına rol model olmaları gerekir. Çocuğunun uzun saatler boyunca televizyon izlemesini, telefonla uğraşmasını istemeyen bir ebeveyn eğer ki kendisi sürekli televizyon izleyip telefonuyla uğraşıyorsa çocuğuna bu konuda sınır koymaya çalışması beyhude bir çaba olacaktır. Ebeveynin sınırlar konusunda tutarsız davranışlar sergilediğini ve çocuğuna olumsuz mesajlar verdiğini gösterir bize bu örnek. Ebeveynler olumlu mesajlar vermeli ki çocuklar doğru davranış şekillerini öğrenebilsin. Ev ortamında ebeveynlerin verdikleri eğitim çocukları dış dünyaya hazırlar.