Cinsel Terapi

Cinsel Terapi

Cinsellik, günümüzde üzerinde en çok yazılıp çizilen ve tartışma konusu olan konular arasında gelmektedir. İnsanın üreme arzusu ve karşı cinse duyduğu cinsel arzu, ister istemez bu konuyu toplum nezdinde önemli bir noktaya taşımaktadır. Peki, cinsellik insanoğlunun ve bilhassa çiftlerin olmazsa olmazı mıdır? Evet, geldiğimiz nokta ve bilimin bize gösterdiği tablo buna işaret etmektedir. Evlilik kurumunun en önemli bileşenleri arasında cinsellik yer almaktadır. İlişkilerinde cinsel anlamda sorun yaşayan ve bunu aşamayan çiftlerin boşanma durumuyla karşı karşıya kaldıklarını görebiliyoruz. Çiftler arasında yaşanan bu fiziksel birleşmenin sadece bununla sınırlı kalmadığını sevgi, şefkat gibi temel öğeleri de içinde barındırdığını bir bakıma partnerlerin bu yolla aynı zamanda birbirlerinin ruhuna da dokunduklarını bize gösteriyor. Tensel temas aynı zamanda ruhsal anlamda da bir temasın olmasına kapı aralıyor. Nitekim evliliklerinde kaliteli bir cinsellik yaşayan çiftlerin ilişkilerinde daha az gerilim yaşadıklarını, beden dillerinden ve diğer iletişim kanallarına kadar  da birçok noktada birbirleriyle olan münasebetlerinin iyi olduklarını gözlemlemekteyiz. Bunun yanı sıra ilişkilerinde cinsel anlamda bir doyum sağlamayan partnerlerin daha fazla çatışma durumlarını yaşadıklarını ve ilişkide bu durumun sebep olduğu temelle beraber daha fazla iletişim problemlerini yaşadıklarını görmekteyiz. Bu çiftlerin birbirlerine karşı olan tahammül düzeylerinin düşük ve ilişkide yaşanan problemleri aşma noktasında da sıkıntı yaşadıklarına şahit olmaktayız.

Cinsel terapi, mevcut terapi türlerine nazaran sistematik ve yapılandırılmış bir boyuttadır. Yapılandırılmış ve sistematik bir seans düzeninin olması ve sonuçları kanıtlanmış bir terapi modelini sunmaktadır.  Seans süreci ev ödevleri ve bu ödevlerin uygulanma şekli ve aynı zamanda problemin ana kaynaklarının gün yüzüne çıkartılmasını esas alır. Genel anlamda cinsel terapi; bireylerin cinsellik ekseninde yaşadıkları duygusal ve davranışsal problemlerinin sağlıklı bir şekilde çözülmesi aynı zamanda ruhsal ve cinsel anlamda bireylere çözüm sunan bir terapi modelidir.  Cinsel terapinin amaçları aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır;

-Bireyin cinsellik boyutunda kendisini tanımasını sağlamak ve cinsel eğitim konusunda bilgilenmesini sağlamak.

-Çiftlerin cinsellik ekseninde kendilerini tanımalarını sağlamak.

-Cinsellikle ilk tanışma öykülerini detaylı bir değerlendirmeyle gözden geçirmek sorunun temelini saptamak. Yani terapist detaylı bir şekilde cinsel yaşam öyküsü alır.

-Var olan cinsel probleme dair biyolojik süreçleri ekarte etmek adına ve tıp hekimlerine gerekli yönlendirmeleri sağlamak.

 

Cinsel Terapide İzlenen Yol

            Cinsel terapi bu alanda eğitim almış uzmanlar tarafından uygulanır. Cinsel terapi konusunda destek almak isteyen kişinin varsa partneriyle beraber seansa katılması önerilir. Bu durum terapide daha sağlıklı bir ilerlemeye kapı aralayacaktır. Öncelikle her iki partnerle görüşülür daha sonra ayrı ayrı ayrı seansa alınırlar. Bu şekilde bireylerin cinsel öyküleri ve cinsel sorun öyküleri ele alınmış olur. Sorunu ortaya çıkaran dinamikler saptandıktan sonra her iki partnerle beraber tedavi hedefleri belirlenir. Seansların sıklığı problemin hangi boyutta yoğun olarak yaşanmasıyla paralellik gösterir. Bunun yanı sıra terapist önünde kesinlikle uygulama yapılmaz; egzersizler ev ödevi olarak verilir ve gerçekleştirilesi istenir. Bireylerin cinselliğe ilişkin algısı, cinsel bölgelerin anatomisi ve hatalı inanışlara ilişkin eğitim ve ev ödevleri cinsel terapide önemli parametrelerdir.

Cinsel İşlev Bozuklukları

  • Cinsel İstek bozukluğu, kısa ve uzun vadede sürekli olarak bireyin cinsel istek ve arzusunun olmaması, cinsel etkinliğe ilişkin isteksizliği kategorize eder. Bu durumun tanılanması adına bireyde en az altı ay süresince cinsel sıklığın ayda iki defa veya altında olmasını gerektirmektedir.
  • Ağrı bozukluğu, çiftlerin cinsel birleşme yaşadıkları sırada ortaya çıkan ağrı durumudur. Bu anlamda disparoni hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel ilişki sırasında ve sonrasında ortaya çıkan durumdur. Ancak daha çok kadınlarda görülmektedir. Genital bölgede ağrı veya yırtılma şeklinde görülmektedir. Vajinusmus ise kadınlarda cinsel ilişkiye girmeye ilişkin korkuyu tanımlamaktadır. Ülkemizde yoğun olarak görülmekte ve en çok tedaviye başvurulan cinsel problemler arasında yer almaktadır. Ülkemizde her on kadından biri bu problemi yaşamaktadır. Vajinusmus genel anlamda penisin vajinaya girmesi sırasında sert kasılmaların olması ve birleşmenin zorlaşması olarak tanımlanır.
  • Orgazm bozukluğu, kadın ve erkekte görülmektedir. Cinsel uyarılma ve ondan sonra gerçekleşen cinsel birleşmeyle beraber orgazm olunmaması durumunu ifade eder.
  • Erkeklerde erken boşalma bozukluğu, penisin vajinayla buluşmasından kısa bir süre sonra erkekte boşalmanın gerçekleşmesidir. Bir bakıma partnerler cinsel anlamda birleşme yaşamadan bu etkinliğin sona ermesidir.
  • Erkekte sertleşme sorunu, erkeğin sertleşme yani ereksiyon olma durumunda problem yaşaması olarak ifade edilmektedir.

Cinsel Problemler Ve Tedavisi

            İnsanın cinselliği de davranışı gibi birden fazla faktörden etkilenmektedir.  Bu faktörlerin en  başında psikolojik, bedensel ve sosyal faktörler gelmektedir. Bireyin içinde bulunduğu toplumun kültürel kodları, bireyin cinselliğe ilişkin algısı ve bireyin beden algısı gibi etkenler cinsel problemin ortaya çıkışında rol oynar. Bu sebeplerin incelenmesi ve soruna temel teşkil edilen kaynakların tespit edilmesi danışan ve terapist işbirliğine dayanan bir çalışmayla başarılır.