Çift Terapisi

Çift Terapisi

Çift terapisini tanımlayacak olursak; çiftler arasında ve aileler arasında meydana gelen problemlerin sağlıklı bir şekilde çözüldüğü ve pozitif anlamda gelişim ve değişimin yaşandığı psikoterapi dalıdır. Evli bireylerin veya evli olmayan bireylerin ilişkilerinde yaşadıkları problemlerin üstesinden gelmek ve çözüme kavuşturmak adına aldıkları hizmetin adıdır çift terapisi. Çift terapisinde temel amaç terapistin eşliğinde, çiftlerin ilişkilerindeki problem alanlarını sağlıklı bir şekilde ifade etmelerine olanak sağlayarak iletişim kanalının işlemesine fırsat tanımaktır. Söz konusu problem ve problemler her iki partnerinde ilgi alanında olduğu için genel olarak terapi seansları kadın ve erkekle eşgüdümlü yürütülmektedir. Çift terapisi, aile kurumundan başlayarak toplumun diğer tüm katmanlarını olumlu anlamda etkileyecek bir psikoterapi çeşididir. Son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında ülkemizde de çift terapisine olan ilgi artmaktadır ve bu yönde yapılan destek çalışmaları olumlu sonuçların elde edildiğini bize göstermektedir. Çift terapisine başvuran çiftlerin genel ekseriyeti aile içinde sağlıklı bir ilişki ortamının gelişmesine katkı sağlamışlardır bunun yanında boşanma evresinde olan birçok çiftin de bu kararlarını gözden geçirmelerine olanak sağlamıştır. Çift terapisine katılan çiftler partnerlerine ve kendilerine ilişkin yeni farkındalıklar kazanabiliyor ve ilişkiye dair elde dilen pozitif kazanımlar uzun süreli bir etkiye kapı aralayabiliyor. Çift terapisindeki amaçlardan bir tanesi de yüzeysel tartışma konularından ziyade olayın altında yatan temeli bulmak ve sağlıklı bir şekilde o temelin çözümlenmesine fırsat tanımaktır.

Çift Terapisinden Kimler Faydalanır

         Partneriyle olan ilişkisinde problem yaşayan ve bu problemleri aşmakta zorlanan tüm çiftler katılabilir. Fakat bir ayrıntıya dikkat etmekte fayda var. Çift terapisine katılan bireylerin bazıları da bireysel temele sahip bir probleme rağmen eşlerinde destek olmak adına çift terapisine katılırlar. Bu noktada elde edilen tespitler paralelinde; bazen bireysel psikolojik destek arayışı çift terapisine dönüşebilmekte bazen de çift terapisi bireysel psikolojik danışma seanslarına dönüşebilmektedir. Ancak genel anlamda van psikolog ve van psikoloji kavramlarıyla psikoloğa başvuran çiftlerin, genel olarak aşağıda sıralanan problem durumlarına haiz olarak çift terapisine başvurduklarını görmekteyiz.

-Evlenme korkusuna sahip bireyler. Evliliğe ilişkin yoğun bir korku ve kaygı yaşayan bireyler çift terapisine başvurabiliyor.

-İlişkide partnerler arasında yaşanan cinsel problemler de çiftlerin en yoğun destek aldıkları alanların başında gelmektedir.

-Son yıllarda en çok karşılaşılan alanların başında aldatma olayları gelmektedir. Bu konu da çift terapisine en çok başvurulan konular arasındadır.

-Çiftler arasında yaşanan fiziksel ve sözel şiddete dayalı problemler.

-Çiftler arasında yaşanan güven bunalımı ve tahammülsüzlük.

-İlişkide sağlıklı bir iletişimin kurulamaması ve bu anlamda yaşanan sıkıntılardan dolayı çift terapisine başvurulabilir.

-Boşanma evresinde olan çiftlerin bu süreci sağlıklı bir şekilde nihayete erdirmek adına çift terapisine başvurabilirler.

-Eşler arasında duygusal ifadenin ve sahiplenmeye ilişkin hissin karşılanmaması ve birbirlerini anlama noktasında yaşanan problemlere ilişkin çift terapisine başvurulabilir.

-Aile içerisinde çocuklardan kaynaklı problemler ve bu durumun eşlere yansımasıyla orta çıkan problemlerin çözümü için çift terapisine başvurulabilir.

– Ebeveynlik becerilerinden kaynaklı problemleri aşmak adına bireyler çift terapisine başvurup destek alabilirler.

–Evliliğe ilişkin gerçekçi ve uzun vadeli amaçlar belirlemek ve oluşan problemleri çözme kabiliyeti kazanmak adına partnerler çift terapisine başvurulabilir.

-Evin sessizleşmesi ilişkilerdeki kırılma noktalarından bir tanesidir. Eşlerin iletişimi kesip bir evin içinde iki yabancı gibi yaşamaya başlamış olmaları çift terapisine acilen başvurunun işaretidir.

Çift Terapisinde Karşılaşılan Problemler

         Çift terapisi diğer bireysel seanslara göre farklılık gösterebilmektedir. Çünkü söz konusu durum hem partnerleri hem de diğer aile bireylerini ilgilendiren bir durumdur. Bundan hareketle çift terapisine başvuranların bazı noktalara riayet etmeleri gerekmektedir. Bu durumlar aşağıda sıralanmıştır.

-Seans odasında terapist eşliğinde bazen bireysel görüşmeler yapılır ve bu minvalde sonuç alınma dönemine kadar bazı konuların mahremiyetine ilişkin farkındalık kazanılması ve konuşulanların dillendirilmemesi önem arz etmektedir.

-Çift terapisine partnerlerin farklı bir takım amaçlarla gelmesi ve asıl amacın dışında beklentilere girilmesi.

– Terapi süreci devam ederken partnerlerin ayrı bir şekilde terapistle iletişime geçmeye çalışmaları ve süreci kendi istekleri ölçüsünde şekillendirmeye çalışmaları.

-En çok karşılaşılan zorluklardan biri çiftlerden birinin terapiye isteksiz veya zorla getirilmiş olması. Bu durum çift terapisinde elde edilecek olumlu sonuçları ciddi şekilde sekteye uğratmaktadır.

-Çift terapisine sıfırı tükettikten sonra çiftlerin başvurması. Maalesef terapiste başvurma zamanı bazen çok geç olabiliyor. Yaşanan bir takım ciddi olaylar tamiri ve telafisi güç bir noktaya ilişkiyi götürebiliyor.

-Partnerlerin çift terapisine gerçekçi olmayan veya çok yüksek beklentilerle başvurmaları ve ilişkinin düzelmesi noktasındaki çabayı sadece terapistten beklemeleri.

-Partnerlerden birinin sorunun kaynağı olarak eşini görmesi ve kendisinin terapiye ihtiyacı olmadığını söylemesi ve eşinin değişmesi gerektiğine inanması.

-Terapi süreci boyunca terapistin belirlediği görevleri yerine getirmeme ve terapi sürecine gereken önemin verilmemesi.

-En kronik problemlerden bir tanesi de eşlerden birinin süreci sürekli sabote etmeye çalışması ve çift terapisinin işe yaramayacağına ilişkin inancı.

-Terapi süreci devam ederken yolda yaşanan küçük çaplı krizlerin aşılamaması ve çift terapisini ani bir şekilde kesilmesi.