ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU

ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Çekingenlik sosyal ortamlarda, iş yerinde, karar verme veya fikir beyan etme durumlarında yetersizlik düşüncesine kapılma ve özgüven eksikliği yaşamadır. İnsanlar tarafından olumsuz değerlendirilme ve eleştirilmeye aşırı hassasiyet göstermektir. Bu sebeplerle insanlardan kaçınmaya ve kabuğuna çekilmeye meyilli olmaktır.

Çekingenlik aslında belli düzeyde hemen her insanda olabilir. Bu durum sosyal açıdan bir savunma mekanizması olarak düşünülebilir. Çünkü ikili ilişkilerde denge gözetme ve bir balans ayarı uygulama isteği normal sınırlarda olduğu sürece problem değildir. Ayrıca bazı insanlar mizaçları gereği doğuştan çekingen olabilirler. Fakat hayatın ilerleyen yıllarında yaşanan olumsuz deneyimler çekingen bireyleri aşırı çekingen, sosyal yönden kendini yetersiz hissetmeye ve sosyal hayattan kendini soyutlamalarına sebep olabilir.

Aşırı çekingenlik daha çok ilkokul veya lise yıllarında başlar. Topluluk içinde kendini ifade edememe, kalabalık kitlelere hitap etmede sorun yaşama, yeni tanıştığı insanlara karşı tedirgin davranışlar sergileme, konuşurken kısık sesle konuşma, göz teması kuramama, sosyal aktivitelerden geri durma gibi belirtilerle başlangıç gösterebilir. Çocuğun anne ve baba tarafından yapamayacağı şeylere zorlanması, çocuktan beklenen başarı çıtasının çok üst düzeyde tutulması, başka emsalleri ile sürekli kıyaslanması aşırı çekingenliği arttıran şeylerdir. Ayrıca topluluk önünde aşağılanmak, okulda arkadaşlar ya da öğretmenler tarafından dışlanmak, fiziksel ya da başka bir kusurdan dolayı sürekli aşağılanmak aşırı çekingenliği başlatabilir, tetikleyebilir, arttırabilir.

Normal ve kabul edilebilir düzeyin üstündeki bu çekingenlik ve yukarıda bahsettiğim, aşağıda detaylandıracağım belirtilerin olduğu durumun psikoloji literatüründe bir de ismi var: çekingen kişilik bozukluğu.

 

Çekingen Kişilik Bozukluğu Belirtileri

  • Sosyal ilişkilerinde çok fazla temkinli ve tedirgin davranırlar. Sözel, fiziksel, duygusal temastan kaçınma eğilimi gösterirler.
  • İfade gücüne ve sosyal becerilere dayalı işlerden kaçınırlar. Bu şekilde verilen işlerin altından kalkmak onlar için çok zordur.
  • Sosyal ortamlarda ya da iş ortamında eleştirilme ve onaylanmama korkusu taşırlar. Bu sebeple söz söyleme, beyan etme, fikir belirtme gibi durumlar bir eziyete dönüşebilir. Zamanla bu durum bir kısır döngüye dönüşür ve sözel ifade kabiliyetleri ve iletişim becerileri zayıflar. Örneğin uzun cümleler kurmakta zorlanırlar, konuşurken kısık sesle konuşurlar, konuşma esnasında göz teması kurmaktan çekinirler.
  • Hayatın hemen her alanında rutinleri severler. Risk almaktan, yeni işlere girişmekten hatta yeni aktiviteler edinmekten bile kaçınırlar. Çünkü değişiklik demek yeni şartlar, yeni durumlar ve bu şart ve durumlara uyum sağlama demektir. Uyum sağlayamama korkusu, fiziksel ve zihinsel durgunluğa iter onları. Böylece keşfetme dürtüsü git gide körelir ve yaratıcılıktan uzaklaşmaya başlarlar.
  • Henüz gelişim aşamasında olan ikili ilişkilerini ya da yani giriştikleri işleri korku ve tedirginlik sebebiyle yarıda bırakır, bazen bitirirler.
  • Özgüvenleri zayıf olup, kendilerini çevrelerindeki insanlarla kıyaslayıp değersiz hissederler.
  • Çoğunlukla lise çağlarında ya da yetişkinliğin ilk zamanlarında başlar. Okul başarısındaki dramatik değişiklik ilk belirtilerdendir.
  • Karar verme mekanizması çok iyi işlemez ve çoğunlukla karasız kaldıkları için sonuca ulaşmaları da zor olur.

 

Çekingen Kişilik Bozukluğunun Nedenleri

Çekingen kişilik bozukluğunun nedeni ya da nedenleri henüz tam olarak belirlenmemiştir. Fakat genel olarak biyolojik, sosyal ve psikolojik faktörlerin varlığı üzerinde durulmuştur.

Birçok çekingen kişilik bozukluğu görülen bireyin anne ve babasında, ya da ikinci ve üçüncü derece akrabalarında aynı sorun görülebilmektedir. Ayrıca aile veya büyük aile içindeki bu bireylerin aynı ortamı çok fazla paylaşmamalarına rağmen bu durum görülmesi genetik sebeplere işaret etmektedir.

Bireylerin sosyal çevrelerinin, geçirilen çocukluk ve ergenlik dönemlerinin niteliğinin, aile içi iletişim yöntemlerinin çekingen kişilik bozukluğuna sebep olabileceği düşünülmektedir.

Yaşanılan olumlu ya da olumsuz olaylar ve edinilen deneyimler bizlere belli düzey ve nitelikte psikolojik direnç sağlar. Çekingen kişilik bozukluğu olan bireylerin psikolojik dirençlerinin zayıf olduğu görülmektedir.

 

Çekingen Kişilik Bozukluğunun Tedavisi

Çekingen kişilik bozukluğunun tedavisi uzun süreli ve düzenli psikoterapi ile mümkündür. Çekingen kişilik bozukluğunun tek başına mı görüldüğü yoksa bir başka problemin ekürisi mi olduğu tespit edilmelidir. Çekingen kişilik bozukluğu çoğu zaman depresyon ve anksiyete gibi durumlarla beraber görülebilir. Eğer öyleyse bu problemlere beraber çözümler bulunmalıdır. Ayrıca ev, okul ve iş ortamında bu durumu tetikleyen etmenler düzeltilmelidir.