Bulimia Nervoza Nedir

Bulimia Nervoza Nedir

Bulimia Nervoza yeme bozuklukları kategorisinde yer alan bozukluklardan farklı bir tabloya sahip olarak bireylerde varlığını devam ettirmektedir. Bulimia Nervoza’da kişi tıkınırcasına ve bir bakıma kontrolsüz bir şekilde yeme davranışını gösterir. Sonrasında da ise büyük bir iştahla ve hızla yediği yiyecekleri kusmak için eyleme geçer. Genellikle çok kısa zaman dilimlerini kapsar bu yemek eylemleri. Örneğin 1-2 saat içinde yemeye başlar tekrar kişi. Bulimik ataklar sırasında kişi genelde yalnızdır ve dış dünyadan kontrole yönelik bir müdahale olmasını arzu etmez. Bu ataklar sırasında çok hızlı bir şekilde yeme davranışını sergilerler hemen sonrasında da kusma eylemini gerçekleştirirler. Kişide Bulimia Nervoza rahatsızlığının olduğuna kanaat getirmek için; tıkınırcasına ve kontrolsüzce yeme davranışı ve sonrasında kusma eyleminin en az üç ay görülmesi ve aynı zamanda haftada bir de tekrar etmesi gerekir.

Bulimia Nervoza’nın Aneroksiya Nervoza’dan Farkı

Bulimia Nervozanın Aneroksiya Nervozadan farkı, bu bireylerin normal kiloda olmaları, aşırı ve kontrolsüz yeme davranışlarının görülmesidir. Aneroksiya Nervozada ise kişi aşırı yeme davranışını göstermez ve kusma eylemlerine de girişmez. Bulimia Nervozaya sahip bireyler bedenleriyle ve kilolarıyla oldukça ilgilidirler. Bu bireylerin bedenlerine ilişkin algıları çarpıklık gösterir.  Onun için yeme ataklarından sonra kilo aldıklarını düşünerek hemen yediklerinden kurtulma telaşına düşerler ve bunun içinde kusma davranışını sergilerler.

Bulimia Nervoza’da Psikolojik Temel Ve Altındaki Sebepler

Bulimikler yeme epizotlarında genellikle yüksek kalorili, karbonhidratlı yiyecekleri çiğnemeden yutarlar. Ortaya çıkan bu yeme eyleminin sonrasında ise kişi, pişmanlık duymaya balar. Bu bireyler yeme davranışlarını kontrol etmekte zorlanırlar ve sonrasında ise suçlulukla beraber düşük öz güven ve depresyona ilişkin belirtiler sergilemektedirler. Aşırı yeme davranışının beden imgesine zarar vereceği endişesine kapılarak kusma davranışı, sindirim hızlandırıcı ilaçlar ve idrar söktürücüler kullanmaya başlar. Bulimia Nervoza’ya sahip bireylerde tıkınırcasına eylemlerin sergilenmesi açlığa ilişkin sinyallerin de bozulmasına neden olduğu bilinmektedir. Yani kişi aç veya tok olduğuna ilişkin beyne giden sinyallerde bu geri bildirimi almada sorun yaşar. Bu bozukluğun bireylerde ortaya çıkmasına zemin hazırlayan birden fazla faktör bulunmaktadır:

-Toplumun ve bireyin yakın çevresinin  zayıflık durumuna atfettiği değer kişinin yeme davranışlarını ve beden imgesine ilişkin bakış açısının sağlıksız bir şekilde oluşmasına neden olmaktadır.

-Çocukluk yaşantısında ve sonrasında maruz kalınan cinsel istismar gibi travmatik deneyimler bulimia nervozanın ortaya çıkmasında bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

-Kişinin aşırı kaygılı olması kontrolsüz yeme davranışını tetikleyeceği gibi sonrasında ortaya çıkan aşırı yemeye ilişkin kaygıyı azaltma ilişkin de telafi edici kusma davranışları sergilenir.

-Diyetsel kısıtlamalarla ortaya çıkan kontrol duygusuna ilişkin kaygı da bulimia nervozayı ortaya çıkaran  risk faktörlerindendir.

-Ebeveynlerden gelen müdahaleci ve kontrolcü davranışlarla beraber bireyin yeme davranışı ve kendi bedeni üzerinde kontrol duygusunu hissetmek istemesi.

-Kendisini ifade temekte zorlanan ve düşük özgüvene sahip bireyler bulmia nervozayı yaşayan bireyler arasında bulunabilirler.

-Yukarıda ifade edilen tüm sebeplerin yanında en temel ve birincil neden, bireyin psikolojik olarak kontrol duygusunu hissetmek istemesi ve kendi hayatında bir bakıma ailesinde ve iş hayatında yaşayamadığı kontrol duygusunu yeme davranışı ve bedeni üzerinde var etmeye çalıştığı görülmektedir.

Bulimia Nervozanın Tedavisi

Bulimia nervozada tedavi seçenekleri arasında psikoterapi ve medikal yardım yer almaktadır. Bireyin geçmiş yaşantısında ilişkin trvmatik deneyimleri pikoterapi ile ele alınabilir ve bu travmatik tortular yeniden yapılandırılarak çarpık bilişleri düzeltilebilir. Kontrol duygusuna ilişkin geçmiş yaşantısında maruz kaldığı durumlar detaylı bir şekilde terapi seanslarında ele alınabilir. Bunun yanı sıra tıkınırcasına yeme davranışını tetikleyen durumların tespit edilmesi adına; kişinin bir haftalık zaman diliminde yediği ve içtiği her şeyi yazarak kayıt altına alması ve bunu  terapistiyle değerlendirmesi önemlidir. Tıkınırcasına ve kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkan yeme davranışının önüne geçmek adına birey için en çok sevilen aktivitelerin listesi yapılabilir ve yeme dürtüsü kendini gösterdiğinde bu aktivitelere başvurması sağlanabilir.

Tıkınırcasına yeme davranışının terk edilmesi adına uygun öğün yemekleri tercih edilir ve ara öğünlerinde yenmesine fırsat verilmelidir. Düzenli yemek yeme alışkanlığının edinilmeye çalışıldığı ilk bir ve ya ikinci haftada zayıflama ve kilo alma davranışları görülebilir. Bu durum normal yeme alışkanlığının oturtulması sürecinde görülebilir. Bireyin çarpık bilişler ekseninde sahip olduğu mükemmeliyetçilik algısı ele alınabilir. Birey beğenilmenin ve takdir edilmenin zayıf olmakla alakalı olduğuna ilişkin bir bakış açısı geliştirmiş olabilir. Bunun yanında eğer çok yemek yersem bir balon gibi şişmiş olacağım tarzından uç düşüncelere de sahip olabilir. Bu durumlar seans ortamında detaylı bir şekilde ele alınabilir.

Bireyin kaygısını ortaya çıkaran temellere bakılabilir ve kaygıyla baş etme adına yeme davranışına ilişkin sergilediği eylemlere dönük bir farkındalık geliştirmesi sağlanabilir. Bunun yanında kişinin kendi vücut algısına bakış açısı ele alınarak çarpık bilişlerin yeniden yapılandırılması ve alternatif bakış açılarının geliştirilmesine olanak verilebilmelidir. Yukarıda ifade edilen tüm tedavi seçenekleriyle beraber düzenli psikoterapi alan hastaların büyük çoğunluğunun iyileştiğine dair klinik bulgular mevcuttur. Bunun yanında bulimik hastaların aneroksik hastalara göre tedaviye daha hızlı yanıt verdikleri ve iyileşme oranlarının daha yüksek olduğu ruh sağlığı profesyonelleri tarafından rapor edilmektedir.