Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Aaron Beck tarafından 1960’ların sonunda geliştirilmiş bir kuram olarak ortaya çıkmıştır. O günden bugüne bugüne bilişsel terapi akıl sağlığı uzmanları ve halk arasında büyük yol kat etti. Aslında bilişsel davranışçı terapi dünyada en yaygın kullanılan ve üzerinde en çok araştırma yapılan psikoterapi yöntemi oldu diyebiliriz son gelişmeler ışığında. Bdt ile ilgili detaya girmeden önce Bilişssel Davranışçı Terapi’nin ne olduğunu açıklayalım. Biliş bir düşünce ya da algıdır olarak değerlendirilir. Bir başka deyişle, bilişleriniz herhangi bir zamanda olaylar hakkında ne düşündüğünüzü ortaya çıkartır. Bu düşünceler zihninize otomatik olarak gelir ve nasıl hissettiğiniz üzerinde de büyük büyük etkileri vardır. Bir durum ya da olayla karşılaştığımızda düşüncelerimize göre duygularımız da değişir ve ona göre şekil alır. Yani düşüncelerimiz duygularımızı yaratır veya yeniden yapılandırır. Bilişsel terapinin kalbindeki en temel argüman duygularımızın kendimize verdiğimiz mesajdan doğmasına ilişkin çıkarımdır. Özetle  duygularımız genellikle hayatımızda olanlardan çok nasıl düşündüğümüzle bağlantılı olarak şekillenir.

Bilişsel Davranışçı Terapi kişiliği, doğuştan gelen fıtrat ve çevre arasında ki etkileşimle şekillenmiş bir yapı olarak değerlendirir. Kişiliğin temel özelliklerinin çevreye karşılık geliştirilmiş temel şemaları veya kişiler arası stratejileri yansıttığı görüşü üzerinde durulur.. Kişiler, bazı hastalıklara karşı biyokimyasal eğilimleri olsa bile öğrenme geçmişlerinden dolayı belirli stres faktörlerine karşı tepki verir. Bireyler bir durumu kendileri için önemli olan ilgi alanlarına karşı bir tehdit unsuru olarak algıladıklarında psikolojik sıkıntı yaşama durumlarıyla karşı karşıya kalırlar. Bu zamanlarda bireylerin olayları algılamaları ve yorumlamaları oldukça seçici, benmerkezci ve katı bir düzlemdedir. Bu durum normal bilişsel aktivitenin işleyişinin bozulmasına kapı aralar. Gerçeği test etme noktasında düzeltici işlevler azalır. Bireyin psikolojik sıkıntılara karşı eğilim göstermesine neden olan doğuştan gelen kendine has bir kırılganlığı ve hassasiyeti mevcuttur. Bu kırılganlığın en çok kişilik yapısıyla alakalı olduğu görülmüştür. Bdt kişiliğin mizaç ve bilişsel şemalarla şekillenmekte olduğunu ve bilişsel şemaların bireyin temel inançlarını ve varsayımlarını içeren yapılar olduğunu belirtmektedir.

BDT olumsuz düşünceleri ve olumsuz inançları tanımayı ve bunları değiştirmeyi vurgulayan iç görü odaklı bir terapi modelidir. Bu nedenle psikolojik bir yeniden eğitim modelidir. Beck ’in yaklaşımı insanların duygulanım ve davranış şekillerinin deneyimlerini nasıl algıladıklarını ve yapılandırdıklarına göre belirlendiğini savunan kuramsal temele dayanır. BDT’nin temel kuramı bir duygusal olayın veya rahatsızlığın nedenini anlamak için bireyin üzücü olaya veya düşünce akışına tepkisinin bilişsel içeriği üzerinde odaklanmak gerektiğidir. Amaç merkezde ki şemalara ulaşmak için kendi otomatik düşüncelerini kullanarak danışanların düşünce şekillerini değiştirmek ve şemayı yeniden yapılandırma fikrini vermeye başlamaktır. Bu danışanları inançlarını destekleyen kanıtları toplamaya ve tartmaya teşvik edilerek yapılır. Bilişsel davranışçı terapist etkin olarak danışana biliş, duygu ve davranış arasındaki bağlantıları göstermekte ve bilişsel ve davranışsal yöntemler uygulayarak bilişsel organizasyon ve süreçleri değiştirmeyi ve hastaya bilişsel modele dayanan bir eğitim vermeyi amaçlamaktadır. Ev ödevleri verilerek terapi seansında yapılan etkinliklerin desteklenmesi, terapinin terapi odasına sınırlanmaması açısından önemli bir avantajdır.

Bilişsel Davranışçı Terapi’nin bir başka avantaj ise uygulama alanının çok geniş olmasıdır. Kişilik bozuklukları, madde bağımlılığı, aile terapisi ve grup terapisine kadar uzanan bir uygulama alanını içermektedir. Bilişsel Terapiye ilgisi olan bireye önce her bir yöntemi kendi üzerinde uygulamasını önerilebilir. Bilişsel terapiyi kendi üzerinde uygulayan birey kendi bilişlerini ve duygularını tanıma noktasında mesafe kat edecektir. Bunu yapan bireyler yöntemlerin anlamını daha iyi anlayacak; kimi zaman kendini rahatlamış hissedecek, kimi zaman eksik bir şeyler olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalacaktır.