Anoreksiyadan Kurtulmak Mümkün Mü?

Anoreksiyadan Kurtulmak Mümkün Mü?

Bireyin yaşamını devam ettirebilmesi için bazı temel fizyolojik ihtiyaçları karşılanması gerekir. Yeme davranışı da bu temel ihtiyaçlardan bir tanesidir. İnsanların yemek yemeye karşı olan bu yoğun ilgisi ister istemez bu davranışın bir bozuklukla ilişkilendirilmesi kaçınılmaz oluyor.
Anoreksiya nevroza bir yeme bozukluğu olup bireyin kendi beden imgesine yönelik yanlış bir algılaması sonucu ortaya çıkmıştır. Birey kendini çok kilolu görür ve beslenmeyi reddedip kilo verme sürecine girer. Anoreksiya bozukluğuna sahip bireylerde iştahsızlık ve yemeğe karşı ilginin kaybolması gibi bir durum söz konusu değildir. Tam tersi birey oldukça iştahlı ve aynı zamanda yemeğe, yemek tariflerine karşı da ilgilidir. Fakat beden imgelerine yönelik çarpık tutumları bu bireylerin yoğun bir şekilde kilo kaybına uğratır.
Birey bu süreçte ilk olarak isteyerek kilo verme davranışı için girer ve çok az yemek yemeye başlar. Bu duruma bağlı olarak zamanla vücut ve beyin besin yetersizliğinden etkilenmeye başlar. Bireyin beyin algısı gitgide bozulmaya başlar ve ne kadar zayıf olursa olsun kendisini kilolu olarak görüp sürekli tartar ve ayna karşısında ayrılmaz. Beyindeki bazı kimyasal maddelerin salınımının bozulmasıyla bireyde psikolojik rahatsızlıklar baş gösterir. Kaygı bozukluğu, panik atak bozukluğu ve takıntı bozukluğu gibi psikiyatrik hastalılar görülmeye başlanır. Bireyde zamanla fizyolojik sıkıntılar da oluşmaya başlar; böbrek rahatsızlıkları, kalp rahatsızlıkları, kemik erimesi gibi problemler görülmeye başlanır. Anoreksiyanın başlangıç evresi olan blumiada birey 600-800 arasında kalori almaktadır. Oysaki normal bir insanın günlük kalori ihtiyacı 1400-1800 arasıdır.
Bir modern çağ hastalığı olan anoreksiya nevroza ergen bireyler de ve genç yetişkinlerde daha fazla görülmektedir. Ayrıca kadınlarda görülme oranı erkelere göre %90 oranında daha sıktır. Teknolojinin gelişmesiyle insanların her anını sosyal medyada paylaştığı bir çağı yaşıyoruz. Bu durum insanların mükemmeliyetçi anlayışıyla da birleşince oldukça zayıf ve fit bir görüntülerinin olması için inanılmaz bir çaba içine girdikleri görülür. Bu çaba zamanla sınırlarını aşar ve bireyin kontrolünden çıkarak hastalığa dönüşür. Özellikle göz önünde olan tv yıldızları, mankenler ve sporcularda da bu hastalığın görülme sıklığı fazladır.
Bireye anoreksiya nevroza tanısı koyulabilmesi için bireyin vücut kitle indeksinin yani boy ve vücut ağırlıklarının oranlaması yapıldığında vücut ağırlığının en az %15 daha zayıf olması gerekmektedir.

Anoreksiya Nedenleri

Bireyin aileden kaynaklı sıkıntılar, şehir ve okul değişikliği gibi stresli yaşam olaylarıyla sık sık karşı karşıya kalması ve ergenlik döneminde yaşanan fiziksel ve bedensel değişimler bireyde anoreksiya nervozanın başlamasını tetikleyen nedenler arasında gösterilmektedir. Bu stresli durumlarla mücadele etmeye çalışan birey zorlanır ve zorlandıkça bu hastalık daha fazla kendini hissettirir çünkü birey hayatında kontrol altına alabileceği bir durumun hakimiyetini yaşamak ister. Bunun içinde yeme alışkanlıklarını düzenler ve zamanla bu durum onun kontrolünden çıkar.
Bireyin içinde bulunduğu toplumun ve kültürün zayıf bireylere yönelik bakış açısı da bireyi masumane bir niyetle spor ve diyet yapmaya yönlendirir. Ergenlik döneminde alınan birkaç kiloyu verme veya arkadaş grubu arasında diyet yapma trendine uyma gibi girişimlerle birey gün geçtikçe zayıflar. Çevreden alınan olumlu tepkiler ışığında bireydeki zayıflama isteğinde sürekli artış görülür ve yemek yemeye karşı artık negatif bir tutum geliştirip aç olsa bile yemek yemeyi reddeder. Böylelikle ilk başlarda ortaya çıkan masumane zayıflama arzusu artık kontrolden çıkmıştır.
Anoreksiyanın ortaya çıkış öyküsü incelendiğinde aileden kaynaklı tutumlar ve genetik faktörlerinde etkili olduğuna yönelik bulgulara rastlanmaktadır. Bu sorunu yaşayan bireylerin aile fertlerinde benzer problemler olduğu saptanmıştır. Aile içinde düşük benlik profiline sahip bireylerin olması ve bireyin de düşük benlik profilinden kendini kurtarmak istemesiyle başlayan süreç bireyin bedeni üzerinde değişiklikler yapmaya zorlar.

Anoreksiya Belirtileri

Herhangi ciddi bir neden yokken kısa bir zaman dilimi içinde ani ve hızlı kilo kaybı görülmeye başlanır bireyde.
 Öğünleri atlamak ve yememek için bahaneler üretir.
 Bu bireyler gün geçtikçe kilo vermeye devam ederler fakat buna rağmen hala şişman olduklarını ve özellikle vücutlarının bazı bölgelerine yönelik ciddi takıntılar geliştirirler.
 Egzersizi bir saplantı haline getirerek otururken bile vücudunu, ayaklarını hareket ettirmeye çalışır.
 Anoreksiya hastalarında görülen bir diğer belirti ise kilo kayıplarını gizleme adına sürekli olarak kalın giyinmeleridir. Bunun nedeni sorulduğunda ise üşüdüklerini söylerler.
 Bu bireyler zamanla toplumdan ve yakın çevrelerinden izole olurlar ve insanların içine çıkmak istemezler.
 Düşük bir özsaygıya sahip olmakla beraber, korku, öfke ve üzüntü gibi duygularını anlatmada çekinirler.
 Sürekli olarak kontrollü olma ve dikkat çekme gibi davranışlar görülmektedir.
 Bu hastalığa sahip kadın bireylerde zamanla adet görmeme durumu ortaya çıkar.
 Sarımsı bir cilt renginin yanında cilt kuruluğu da görülmektedir.
 Bu bireyler görülen bir diğer belirti ise ciddi kabızlıktır.
 Zamanla halsizlik, huzursuzluk ve enerjide azalma görülecektir.
 Yemek yemeyi genelde yalnız ve kimsenin göremeyeceği ortamlarda gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu da bu bireylerin beslenme durumlarını kimseye göstermek istememelerinden kaynaklanmaktadır.
 Midenin uzun süre boş kalmasına bağlı olarak kusma davranışları görülmektedir.

 

Uzman Klinik Psikolog Fadıl KARAKOÇ